Sosyal medyada sergilenen lüks otomobiller, motosikletler, para ve silahlar, kolay para, güç ve statü vaadinin bir parçası olmaya devam ediyor.
Suç örgütlerine yönelik soruşturmalara yansıyan bulgular, çetelerin artık çocukların karşısına yalnızca sokakta değil, ellerindeki cep telefonunun ekranında da çıkabildiğini ortaya koyuyor. Sosyal medyada sergilenen lüks otomobiller, motosikletler, para ve silahlar, kolay para, güç ve statü vaadinin bir parçası oluyor. Çocukla kurulan iletişimde kullanılan “kardeşim” söylemi ise ona bir gruba ait olduğu hissini verebiliyor.
Sabah’tan Ceyda Karaaslan’ın haberine göre, tehlikeyi tırmandıran temel unsur, çocukların sosyal platformlarda kimlerle iletişime geçtiğinin aileler tarafından her an takip edilememesi… Evde, hatta ebeveynlerinin yanında oturan bir çocuk dahi yabancılarla rahatça diyalog kurabiliyor.
Dolayısıyla, anne babalar için artık yalnızca “Evladım internette ne kadar vakit harcıyor?” sorusu yetersiz kalıyor. Bununla beraber “Hangi içerikleri tüketiyor, kimleri takibe alıyor ve kimlerle mesajlaşıyor?” sorularının yanıtları da büyük bir önem arz ediyor. Peki, ebeveynler bu riski nasıl fark edebilir? Çocuğun sanal aleminde ve sosyal hayatında gözlemlenen bazı farklılıklar bu konuda önemli ipuçları barındırabilir.
YASAK YERİNE REHBERLİK EDİLMELİ
Milli Eğitim Bakanlığı’nın aileler için hazırladığı dijital güvenlik rehberlerinde de çocukların internet kullanımını tamamen yasaklamanın etkili bir yöntem olmadığına vurgu yapılıyor. Bunun yerine ebeveynlere internet ve sosyal medya hakkında bilgi sahibi olmaları, çocuklarının çevrim içi alışkanlıklarıyla ilgilenmeleri ve güvenli kullanım konusunda yol göstermeleri öneriliyor.
Özellikle ergenlik döneminde arkadaş grubunun ve kabul görmenin önemi artıyor. UNICEF’in ergenlik dönemindeki riskli davranışlara ilişkin ebeveyn rehberinde de gençlerin yeni ve heyecan verici deneyimlere daha fazla ilgi gösterebildiğine işaret ediliyor. Bu yüzden sosyal medyada karşılarına çıkan güç, para ve statü görüntüleri bazı çocuklar açısından daha çekici hale gelebiliyor.
DEĞİŞİKLİKLERE DİKKAT EDİLMELİ
Çocuğun internette geçirdiği zamana karşı aşırı derecede stresli davranması, internete bağlandıktan hemen sonra tedirgin bir ruh haline bürünmesi, uyku rutinlerinin bozulması, sosyal etkinliklerden uzak durması ve hareketlerindeki bariz değişimler dikkatle izlenmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor. Çocuğun eski dostlarıyla bağını ansızın koparması, ebeveynlerinin bilmediği yeni insanlarla sıkı bir diyaloğa girmesi ya da kaynağını izah edemediği nakit para ve kıymetli nesnelere kavuşması gibi sıra dışı durumlar da kesinlikle ebeveynler tarafından göz ardı edilmemeli…
SUÇLAMADAN SAKİNCE KONUŞULMALI
UNICEF, çevrim içi olumsuz bir deneyim yaşayan çocukla konuşurken ebeveynlerin sakin kalmasını, çocuğu dinlemesini ve kendisini güvende hissettirmesini tavsiye ediyor. MEB’in veli rehberlerinde de benzer şekilde çocukların internette karşılarındaki kişinin gerçekte kim olduğunu bilemeyebileceklerinin anlatılması, kişisel bilgilerini yabancılarla paylaşmamalarının öğretilmesi ve çevrim içi arkadaş listelerinin zaman zaman çocukla birlikte gözden geçirilmesi öneriliyor. Buradaki kritik nokta ise bunu çocuğu suçlamadan yapmak. Çünkü çocuk başına bir şey geldiğinde ailesinin göstereceği tepkiden korkarsa yardım istemekten de kaçınabiliyor.
OKUL-AİLE HATTINA DİKKAT!
Çocuğun davranışındaki değişimleri fark edebilecek ikinci önemli adres ise okul. Derslere ilginin azalması, devamsızlığın artması, arkadaş çevresindeki keskin değişiklikler veya davranış problemleri aile ile okul arasında iletişimi gerekli kılabilir. MEB de güvenli dijital ortam oluşturulmasında öğrenci, veli ve öğretmeni birlikte ele alıyor. Çünkü yeni nesil suç örgütlerinin çocuklara ulaşmak için kullandığı yöntemler değişirken çocukları korumanın yöntemi de değişmek zorunda.
BU İŞARETLER GÖZDEN KAÇIRILMAMALI
Telefonunu ve sosyal medya hesaplarını eskisinden çok daha fazla gizlemesi.
Tanımadığınız yeni kişilerle yoğun iletişim kurması.
Çevrim içi olduktan sonra belirgin biçimde huzursuz veya gergin görünmesi.
Eski arkadaşlarından ve sosyal çevresinden ani biçimde uzaklaşması.
Uyku düzeninde belirgin değişiklik yaşanması.
Okula ve derslere ilgisinin belirgin biçimde azalması.
Nereden geldiğini açıklayamadığı para veya pahalı eşyalara sahip olması.
Şiddet, silah, çete ve güç gösterisi içeren hesaplara yoğun ilgi göstermesi.
Ailesiyle iletişiminin belirgin biçimde azalması.
Günlük davranışlarında açıklanamayan ve süreklilik gösteren ani değişiklikler yaşanması.
The post Çocuğunuz çetelerin hedefinde mi? Bu işaretleri gözden kaçırmayın first appeared on Kilis Egitim.